Bugun...
18.09.2017 - BOŞNAK BÖREĞİ.!


Hilmi GİDER EFESSELÇUKtan YAZIYOR
hilmigider@hotmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 18-09-2017 15:07

Bu köşemin takipçileri olan Değerli Doslarım, biliyorsunuz geçen hafta yazım çıkmadı. Yurt dışında idim. Atalarımızın yüz yıllarca önce söyledikleri “Çok yaşayan değil, çok okuyan ve çok gezen bilir” sözünü distur edinip, gözümün, gönlümün ve beynimin yararlanması için, son 5 yılda en az, bir yurt içi, birde yurt dışı gezisi yapmaya çalışıyorum. 
Bu yıl şanslı oldum ve iki yurt dışı gezisi yapma olanağı buldum. Önce 3 günlük Kıbrıs, şimdide 9 günlük, Yunanistan, Makedonya, Kosava, Arnavutluk, Karadağ, Hırvatistan, Bosna Hersek, Sırbistan ve Bulgaristan dan oluşan Balkanlar turu.
Son söyleyeceğimi ilk baştan söyleyeyim, gezdiğim bu ülkeler gerek ekonomiksel, gerekse coğrafi olarak benim ülkemin bu günkü halinden bile iyi de değil güzel de değil. Bu sözümü “Bülbülü altın kafese koymuşlar ahhh vatanım demiş” özdeyişinden ve her canlıda bulunan “vatan aşkı”dan dolayı söylemiyorum, gözlemlerimden, ananizlerimden söylüyorum. Değerli Dostlarım, gezdiğim 9 ülke de olan çoğrafi güzellikler inanın bizim ülkemizde de var hemde daha güzellikleriyle. Ama bizim ülkemizde olan çok şey bu gezdiğim ülkelerde yok. Tahmin ediyorum ki Makedon göçmeni dostlarım bu tespitime karşı çıkacaklar ve kendilerince duygusal haklılık içinde “hadi canım sen de” diyecekler. Diyenlere hatırlatmak isterim, Balkanların bu saydığım hangi ülkesinde egemizdeki yılda 3 ürün veren toprakları var. Çok çok daha önemlisi hangi ülkede egemizde hele hele yaşadığımız EfesSelçuk’umuzda siyasi, din, dil, ırk gibi etniklikleri öne çıkarmadan onurla, grurla, sevinçle vede mutlu bir şekilde birlikte yaşamak var. Balkanlardaki soydaşlarımız her an yine savaş çıkacak diye öyle bir endişe içindeler ki, “savaş yaşamamış hiç bir nesil bunu anlayamaz” diyorlar. Zira Kahveleri ayrı, Lokantaları ayrı, Berberleri ayrı vs. Vs., inanın tuvaletleri bile ayrı üstelik farklı. Şimdi bir kez daha düşünün bakalım, bizdeki huzur hangi Balkan ülkesinde var. 
Değerli Dostlar ülkemizde bitmeye başlamış turizm sanki balkan ülkelerine kaçmış, iğne atsan yere düşmez misali. Hangi ülkeye gittiysem sanki turizm patlamış gibi hele hele Arnavutluk’un BUDVA gibi sahil kentleri aman Allahım, insanlar bir birine sürtünmeden geçemiyor. Esnaf ve satıcılar insanın yüzüne bile bakmıyor. Pazarlık yok, müşteri kalabalığından pazarlık yapmaya  fırsatları yok ve Hanutçu yok, Hanutçu olmayınca da bağıran yok, çağıran yok, insanların kollarından çekenlerde yok. Desibeli yüksek sesli ne kafe ne lunapark var, inanın eğlence merkezlerinde bile kafa ağrıtan seste canlı cansız müzik bile yok. Küçük ve Büyük kentlerde araba korna sesi bile yok. Bu halleri görünce Şirincemizdeki anlatılan rezaletler geldi hep aklıma ve dedim ki; ülkemizdeki turizmin çöküşünün bir nedeni de olan bencil, saygısız ve sorumsuz uygulamalardan dolayı, galiba bizim turizm esnafına müstehak.  22 gümrük kapısından geçtik, her ülkenin gümrük kapısında kuyruk mübalasız en az yarım kilometre ve sıradakilerin çoğu Türk, Alman, Fıransız, İtalyan, ispanyol, Yunanistan VS. Her biri dolu dolu tur otobüsleri. Gözlemlediğim bir başka konu da gezdiğim ülkelerdeki fiatlar ülkemizdeki fiatlardan çok pahalı. Örneğin; İlçemiz Cumartesi pazarında kadınlarımızın sabah erken saatlerde koşa koşa gittikleri “dökme” sergilerinden 5 veya 10 liraya aldıkları giysiler inanın mankenlerin üstünde, vitrinlerde ve 50 EUROdan aşağı değil. 
Yazımı dokuz günlük gezimizden tuttuğum notları zaman zaman ilçemizde yaşananlarla kıyaslayıp bu köşede yazmaya devam edeceğim not’unu düşerek bitirmek istiyorum, Fakaaaat 9 günlük gezimde bir tek SarayBosna’da yediğimiz BOŞNAK BÖREĞİnin tadını hala unutamadığımı yazmadan geçemeyeceğim.
Değerli Dostlarım 8 eylül izban açılış töreninde, Milyarlarca lira harcayarak “sevgi ve hoşgörü kenti” sloganı ile reklamını yapmaya çalıştığımız İlçemize yakışmayacak (Benim için 1976 dan beri 40 yıldır reklam sloganı deği yaşam biçimimiz) yaşananları burada olmadığımdan dolayı, olayı yaşayan (farklı farklı siyaseti savunanlardan)   dinleyip, olayı yerel veya bölgesel de yazanları okuyup bilgilenerek önümüzdeki haftaya yazacağım. Tabi ki “Ayranımız yok içmeye, Boeing veya Airbus’un uçaklarıyla isteriz japonya ya gitmeye” hayaliyle yaşayan meclis üyelerimiz kendi ceplerinden değil de, “icra”ya düşmüş Belediyemizin büççesiyle gitme ısrarları sürüp gündemimizi değiştirmezlerse. 
Anlayanlara da, Anlamayanlara da hatta Anlamak istemeyenlere de SELAM olsun.
Haftaya Yine Okunmak Umut ve Dileği ile DOSTça kalın.

 



Bu yazı 628 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



2 + 2 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
EFESDOSTTV ARŞİVİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI