Bugun...
09.10.2016 - Milli Eğitim Eliyle Soygun


İbrahim BECER EFESSELÇUKtan YAZIYOR
i.becer@hotmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 09-10-2016 10:16

İnsan iki sebepten yardım alır: Bunlardan ilki eldeki imkanlar yetersizdir, ikincisi de ortadaki sorunla baş etmek için kendi yetersizliği söz konusudur.

      Bu yıl ilköğretim öğrencisi kızım için verdiğim yardımcı kitap parası yüz lirayı geçti ve anladığım kadarıyla da bu yıl bu şekilde devam edecek bu olay. Yazının başındaki kriteri esas aldığımız takdirde, ya devletin referans olduğu ve ücretsiz dağıttığı kitaplar yetersiz ya da bu kitaplardan ilham alarak gencecik dimağlara fikir aşılayacak olan öğretmenler yetersiz. İşin kitap yönünü incelemek için aradığım dostlarımdan birinin dediğine göre; ilköğretim için basılan kitapların yazarlarından bir kısmı terör örgütü üyesi çıkmasından sebep o kitaplar iptal olmuş ve yenileri de ders yılına yetiştirilememiş. Anladığım kadarıyla benim kız geçen sene sıkı bir ideolojik eğitim almış ama bu sene alınan önlemler çerçevesinde, benim de ekonomik anlamdaki naçizane desteklerimle hak yolunu bulacak. Fakat üzülerek söylüyorum ki, benim aynı kız geçen sene de aynı telefon markasını sayıklıyordu, bu sene de aynı markaya takmış durumda. Yanisi şu ki, batı cephesinde değişen bir şey yok.

      Bu 'yardımcı kitap' olayının eğitim camiasında ne boyutta konuşulduğunu öğrenmek için üşenmedim, üyelerini eğitim personellerinden oluşturmuş olan sendikaların sitelerine girdim ve itiraf etmek gerekirse son derece müstefid oldum. Forumlarda tam olarak anlayamasam da ek ders dedikleri bir olay var ve acil koduyla çözümü bekleniyor. Bir kısmı hükümeti destekleyen, bir kısmı da Kürdistan fikri etrafında öbeklenmiş eğitim gönüllülerimizi dertleriyle başbaşa bıraktım ve kendi sorunumun çok da önemli olmadığına kani olarak, öğretmen evinin önünden şakır şakır taş sesleri arasında yürüdüm gittim.
Şimdi Milli Eğitim camiasından almak istediğim bazı cevaplar var: Geçen yılki kitapların yazarlarının içinde bazı terör örgütlerinin unsurları varsa, bu yıl almamız istenen yardımcı kitap yazarlarının hepsi gökten zembille mi indi? Osmanlıdan miras koskoca Maarif aldanıp da bir terör örgütüne mali finans kaynağı olabiliyorsa, benim gibi sade bir vatandaşın 'yardımcı kitap' adı altında kimlere para kaptırdığımı öğrenmem için alın terimle kazandığım bu parayı vermem mi gerekiyor?
     Sorular bununla sınırlı değil; gerçekten kendilerini geliştiren ve boş vakitlerini dört tane ıstaka arasında geçirmeyen hocalarımı tenzih ederim. Ben doğma büyüme buralıyım ve kendi neslimde kazanılan üniversiteleri de, şimdiki neslin yüksek öğrenim başarısını da kıyasladığımda aradaki farkı görme şansına sahibim. Ben, haytanın önde gideni olarak Selçuk Lisesinden mezun oldum ve ikisi de fakülte olmak üzere, elimin kiri olarak üniversite kazandım. Hele ikincisini kazanırken 128 soruda 124 net, dört cevapsız olarak yüzde birle girdim. İnanmayan arşivlere baksın, Lise hayatım boyunca bir tane başarı belgem yoktur.

       Buna rağmen, geçen yılı özel okulda tamamlayan ve istediği bölümü kazanamayan diğer kızıma bu sene ben yine para döküyorum ve bu kız bu aşamaya gelinceye kadar devamlı sizin verdiğiniz takdir belgeleriyle geldi. Şimdi soru şu: Ya sizin verdiğiniz bu belgeler, içi boş bir kâğıt parçasından ibaret ve siz bizi sekiz sene boyunca dolandırdınız, ya benim kızımı üniversiteyi kazansın diye gönderdiğim okul beni dolandırdı, ya da bu ilçenin dışında kitabın yardımcısına ihtiyaç duymayan, son derece yetenekli, kendini geliştirmiş, bu işe kendini vakfetmiş öğretmenler ve öğrenciler var ve biz veliler, bu dünyadan habersiz aptal bir hayat sürüyoruz. Neticede koskoca MEB'le nasıl bu duruma geldik bilmiyorum ama her şekilde ben dolandırılıyorum, kimsenin burnu bile kanamıyor. Yanlış anlamayın ama benim kızın bu işte hiçbir vebali yok. Çünkü bu çocuk kötüyse neden takdire şayan oldu sizin tarafınızdan biri bana bunu açıklasın.

      Açıklanması gereken bir başka nokta da şu: Adına 'yardımcı kitap' mı dersiniz, 'kaynak kitap' mı dersiniz her neyse, Milli Eğitim tarafından edinilmesi, tavsiye edilmesi men edilmişken neden bu ilçede şakır şakır tavsiye ediliyor? Benim gerekli makamlardan öğrenmek istediğim bir konu var: MEB 81 ilin valiliklerine resmi bir yazı göndererek Talim ve Terbiye kurulunun belirlediği kitaplara ilave olarak, yardımcı kaynak tanıtımı yapan, bunlardan ödev veren, zorlayıcı tutum içine giren öğretmenler hakkında soruşturma açılmasını istedi, bunu biliyorsunuz. MEB bunu yaptıysa hem öğretmenine, hem de gönderdiği kitabına güveniyor anlamı çıkıyor demek ki. 

       Şimdi soru şu: Bu ilçede kıt kanaat geçinen bu kadar veli varken, bu velilerin ceplerindeki üç kuruş parayı yayınevlerine peşkeş çekme gayretkeşliğinde olan kaç kişi için soruşturma açıldı? Ya da MEB kitabına güveniyorsa neden yardımcısını istiyor, yok öğretmenine güveniyorsa neden o öğretmen yardımcı kitap tavsiye ederek kendi kurumunu mahçup ediyor?
Hepsini geç, bu ilçenin velilerinin cebindeki para neden hukuksuzca gasp ediliyor?

 



Bu yazı 1645 defa okunmuştur.

YORUMLAR
3 Yorum

EĞİTİM SEN
13-10-2016 17:21:00

EĞİTİM SEN TÖS ve TÖBDER'den aldığı 110 yılık mücadele tarihinde hiç bir zaman iktidar yanlısı olmadığı gibi hiç bir zaman Kürdistan derdimiz olmadı.Tek mücadelemiz laik, parasız, bilimsel ve kamusal eğitimdir.Hiç bir zaman ücret sendikacılığına sıkışıp kalmadık.Eğitim emekçilerinin demokratik ve özlük hakları yanında demokrasi ve barış mücadelesinden asla vazgeçmedik.Eğitimin daha nitelikli olması için MEB'e de sürekli görüş ve önerilerimizi ilettik.Yardımcı kitap alınmaması konusunda size katılıyoruz.Okulların ticarethane gibi işletilmesine karşıyız.Okullarımız açıldı bir çok okulda temizlik görevlisi yok.Sizde biliyorsunuz ki okullar velilerin katkılarıyla işliyor.Öğrenci ve velileri müşteri gibi gören özelleştirme mantığına karşı gelin birlikte mücadele edelim.Diğer sorularınızın yanıtı bizde değil MEB'dedir.Basın olarak bu sorunları yazmak ve ilgili makamlara iletmek de sizin göreviniz.EĞİTİMSEN SELÇUK TEMSİLCİLİĞİ

EĞİTİM SEN
13-10-2016 16:58:00

Sayın Becer; Yazınızda haklı olduğunuz noktalar olmakla birlikte bazı konulara yanıt verme gereği duyduk.Öncelikle 4+4+4 eğitim sisteminin uygulamaya girdiği 2012 yılında bu sistemi ne kadar hararetli savunduğunuzu hatırlatmak isteriz.4 yıl sonra bu sistemin eğitimin kalitesini ne kadar yükselttiğini hepimiz yaşayarak gördük.OKS,SBS, TEOG gibi sınavların öğrenci merkezli değil, sınav merkezli bir eğitim sisteminin öğrencilerimize ne kadar başarı getirmiş olabileceğini de kendiniz belirtiyorsunuz.Yöneticiler gibi siz de sistemin çelişkilerini öğretmenlere atarak siyaset kurumunu aklamış oluyorsunuz.Çok desteklediğiniz 4+4+4'den sonra artık ilköğretim okulunun kalmadığını hatırlatıp ilkokul da dahil ortaokul ve lise kitaplarının bakanlık tarafından gönderilmediğini sizde belirtmişsiniz.Öğretmenlerin mesai bitiminden sonra taş yada kağıt oynamaları sizi neden bu kadar rahatsız etti bilemiyoruz ancak buna kişi kendisi karar verir.İster kahvede, ister camide isterse evinde vakit geçirir.

Burhan Öznur
09-10-2016 17:39:00

Sevgili İbrahim abim sanırım yazarken sende biraz kork muşsun selcuk ta bütün kitapları neden eğitim kırtasiyeden aliınması gerektiğini yazmadın he bide darbe denilen olayı çocukların masasına koymayı kendine hedef Berillemiş bir hükümetin bu kitapları çocukların masasına neden koymadığını sormamışsın ÖZELLİKLE SORUYORUM BU KİTAPLARIN HEPSİNİ NEDEN EĞİTİM KIRTASİYEDEN ALMAK ZORUNDAYIZ

YORUM YAZ



1 + 8 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
EFESDOSTTV ARŞİVİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI