Bugun...
23.07.2016 - Darbe ve Selçuk’un Sınavı…


İbrahim BECER EFESSELÇUKtan YAZIYOR
i.becer@hotmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 23-07-2016 10:13

Burada yazmaya başlamadan önce iki şey istendi benden; bunlardan ilki sadece burada yazmam, diğeri de tüm siyasi partilerden bir yazar kadrosu olduğu ve dünya görüşlerini onlar yansıtacağı için yerel konularda yazmam.
Sanılanın aksine, yerel konularda yazmak genelden daha zordur. Yapı olarak da beni zorlayacak olan bir şeyin, bana artı değer katacağını düşünerek zevkle kabul ettim. Üç haftadır bu şekilde gelen bir ilişkiye, ülkemin başından geçen darbe belasına rağmen yine de zarar vermeyeceğim. Elbette ki çok büyük bir acı yaşadık şu geçen zaman zarfında; Kurtuluş savaşında bombalanmayan Meclis Binası bombalandı, kobra tipi savaş helikopterleri halkın üzerine ateş açtı, şu kadar can kaybımız oldu ama bu necip millet herşeyi ama herşeyi yerine koyar.
Günü geldiğinde aynı necip Millet, kendisini zillet içinde yaşatacak bir dikta karşısında dimdik duranları da hatırlayacak, her türlü rezilliği en başından kabullenip makarna stoğu için alışveriş merkezlerini yağmalayanları da hatırlayacak. Uçaklar havalanıp da masum halka bomba yağdırmasın diye bir yıllık mahsulünü gözünü kırpmadan yakıp, görüş alanını sıfırlayan çiftçi de unutulmayacak, sırf kafası basmadığı için bunca can kaybına rağmen olan biteni oyun sanan andavallar da hafızalardaki yerini alacak. O çiftçinin bu fedakarlığını gördüğüm zaman o meşhur tartışma geldi aklıma; hani 'benim oyumla çobanın oyu bir mi' tartışması. Sen ve senden, senin gibi ne kadar varsa, senin yedi ceddini, sülaleni, alt alta, üst üste koysam o çiftçinin ferasetinin zekatını sende bulamam ben.
Tüm bu olan bitenler sonrasında ilk günden bu yana bu ilçenin sokaklarından bir an olsun ayrılmadım. Ülke ortalaması neyse, ilçem de aynı tepkiyi verdi. Herkes sanıyordu ki bu bela sadece Ak Parti'ye musallat olacaktı. Sema Hanım'la uzun uzun konuşma fırsatı yakaladım ve cemaatte geçirdiğim üç yılın tecrübesine rağmen olayın boyutlarının ne derece büyük olduğunu öğrendim. Kendine son derece güvenli ve aynı güveni teşkilatına da yansıtmış bir şekilde konuşan Başkan'ın tek şikayetinin, böyle bir konuyu dahi siyaset malzemesi yapan ve sosyal medyada örgütlenen bir takım kişiler olduğunu öğrendim. Başkan, bu darbe girişiminin Sayın Cumhurbaşkanı'nın şahsında Ak Parti'ye ve kendilerine küfretmek için bir fırsat olarak görülmesinden son derece rahatsız. Son derece ilkel, aşağılıkça, her türlü seviyeden uzak ve bayağı bir şekilde kendilerine yapılan bu hakaretlerin sahipleriyle de hukuk önünde hesaplaşacaklarının teminatının, bizzat kendileri olduğunu bir daha tekrarladı.
Önümüzdeki günlerin nelere gebe olacağı medyanın öncelikli hedeflerinden değildir ama yaşanan sürecin bitmediği kesin gibi. Kendisinin de ifade ettiği gibi, taraflı tarafsız herkesi burada görmek büyük iyimserlik ama en basit bir saygı, görgü ve ahlaktan yoksun bir takım sosyal medya kalemşörlerinin, başkanı olduğu bu yapıya zarar vermesine müsaade etmeyeceği çok açık.
Son bir söz de tüm bu olan bitene oyun, tiyatro diyen kesime; tüm bu yaşananlar tiyatro olduğu ve sen de bu tiyatroyu izleme isteğinden sebep mi gecenin o vaktinde banka atm'lerine hücum etmiştin güzelim? Sorsan, söylerdim: O saatten sonra ihtiyacın olacak şey para değil, mangal gibi bir yürekti, o da sende yoktu.

KAÇAK SİGARA
Ben çok uzun süre sigara sektöründe çalıştım ve ondan da uzun bir süredir sigara içicisiyim. Belki bilmiyorsunuzdur ama içinde yaşadığınız bu ilçe Ege Bölgesinin en büyük sigara distrübütörlüğüne de ev sahipliği yapmakta. Geçtiğimiz hafta içinde, on yıl boyunca çalıştığım ve tüm bu süreç içinde bana patronluk değil, ağabeylik yapmış olan Yelken Ticaret'in sahiplerinden Adnan Yelken'i ziyeret etme şansı buldum. Kırk yılı aşan ve sayısız kuruluş tarafından verilen ödüllerle taçlandırılmış bir ticari kariyeri ve onun teminatı olan ticari dehayı bulunca elbette ki Selçuk'u ve ticari hayatını konuştuk.
Tüm bu konuşmamız belki de sonraki haftalarda daha geniş işlenecek ama bir konu var ki gerçekten çok önemli: Kaçak sigara. Bir kanser gibi tüm yurdu saran bu sorunun artık Selçuk'ta da çok ciddi boyutlara ulaşmasından fazlasıyla rahatsız kendisi. Bu durum benim de dikkatimden kaçmadı; uzun süre aynı işi yapan insanlarda algıda seçicilik doğal olarak fazlasıyla gelişmekte. Bu yüzden benim de tespitim, bu ilçenin kaldırımlarına gelişi güzel atılmış boş sigara paketlerinin arasındaki kaçak ve sahte sigaraların günden güne arttığı yönünde.
Kaçak sigara konusu iki yönden çok önemlidir. Birincisi, sigara kullanıcıları devletin en sadık ve en kalabalık vergi veren kitlesidir, çünkü her üründe olduğu gibi sigaranın üzerinde de vergi vardır. Üzerinde bandrol olmayan bir sigarayı satın aldığınız anda, bu vergi tamamıyla kaçakçıya kalır ve korkunç bir rantı bu kitleye ellerinizle teslim edersiniz. İkincisi de bu işi yönlendiren kaçakçının kimliğiyle ilgilidir. Kaçak sigara satıcıları, pazarlamacıları ağırlıklı olarak terör örgütünün sponsorlarıdır. Aldığınız her kaçak sigaranın kendi askerinize, polisinize çevrilmiş olan namluya sürülmüş bir mermi olduğunu unutmayın. Kimsenin bu acıyı yaşamasını istemem ama bir şehit cenazesine katıldığınız zaman, eğer kaçak sigara içicisiyseniz bu işte hisseniz vardır.
Kaçak sigaradan uzak durun, bu da yetmez, bu alçaklığa ortak olan satıcıları, tezgah altından piyasaya süreni mutlaka ve mutlaka ihbar edin. Bu ülkeye ve bu ülkenin askerine hizmet etmek için herkesin dağa terörist aramasına gerek yoktur, en nihayetinde bu da bir büyük hizmettir.



Bu yazı 963 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



4 + 2 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
EFESDOSTTV ARŞİVİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI