Bugun...
25.10.2016 - öZGE HANIM VE PARADOKSU...


İbrahim BECER EFESSELÇUKtan YAZIYOR
i.becer@hotmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 28-11-2016 18:53

Amatör düzeyde ilgilensem de zevkle yaptığım bir iş gazetecilik. Bu işin olmazsa olmazı da algılarının her daim açık olmasından geçer; kimi dinlemen gerektiğini bileceksin, görülmeyeni göreceksin ve eğer yapabiliyorsan tarafsız kalmaya özen göstereceksin ki, tarafgirlik kaygısıyla kendi mahallendeki hataları görmezden gelmeyesin. Yerel seçim öncesi tüm yazılarımda Vefa Bey'i eleştirdim, Zeynel Bey'i övdüm ve oyumu da kendisine verdim. Seçim sonrası da girin arşive bakın, devamlı Zeynel Bey'i eleştirdim. Değil mi ki makamda devamlılık esastı, kendisi de icra makamıydı; o zaman yapılmayanı sorma hakkı, gelenin hatırına göre olamazdı.

Selçuk'taki siyasi parti liderleriyle teklifsiz konuşabiliyorum ama konuştuklarımızı da etik olmadığı için asla yazmıyorum. Sağolsun, en son Hasan Uysal ağabeyimle iki çay içimi sohbet etme şansı buldum ve kendisinden çok istifade ettim.

Özge Hanım'ın da yazısını gerek eski bir ilçe başkanı olması, gerekse de nadiren ya da ilk defa yazmasından ötürü aynı iştahla okudum. Söylediği çok şey eleştiriyi haketmekle  birlikte, yazının omurgası, anladığım kadarıyla: Türkiye, kötüye gitmektedir ve bunun sorumlusu Ak Parti hükümetidir. Ak Partili yerel yönetimler de kendilerine kılavuz olarak onları esas aldıkları için burunları boktan kurtulmayacak diyor kendileri. Kullandığım dilin müptezelliğini mazur görün, ben sokaktan gelmeyim.

Ben başka birşey anlatacağım için içerikle pek de ilgilenmiyorum. ama bir hatırlatma yapmadan geçemeyeceğim: Türkiye'nin yarısından fazlası 1994 (bin dokuz yüz doksan dört) yılından bu yana, Refah Partisi ve ondan miras Ak Parti eliyle yönetiliyor ve bu kadrolar her seferinde, defaatle, ezici oy üstünlüğüyle başarıları ödüllendirilerek işbaşına getiriliyor. Bu ilçede işler yolunda gitmiyorsa Ak Parti'den sebep değil, tam tersi Ak Parti'den destek alınmadığı içindir.

Hangi kılavuzun, hangi karganın burnunu boktan kurtarmadığı konusuna gelince; gelin bir yakın tarih yapalım da zihnimiz açılsın Özge hanım.

Yorgun belleğim beni yanıltabilir ama sanmıyorum. Hani burun farkıyla CHP'ye ilçe başkanı olduğunuz gün vardı, hatırlıyor musunuz. O gün siyasi kariyeriniz için belki de çok önemli bir gündü ama ben ve kızım için mutad pazar kahvaltılarından biriydi. Hatta, ben o gün bir siyasi partinin başkan seçtiğini bile bilmiyordum bu ilçede. Şu anda yıkılmış bulunan, eski maliye binasının altındaki Sezgin'in kahvesinde, kızımla birlikte Ak Parti ilçe başkanlığı manzaralı masamızda mütevazi kahvaltımızı yapıyorduk ki, sizinkilerden sekiz on kişi gelerek bu küçücük huzuru bize çok gördüler.

Sonradan, size karşı seçim kaybetmiş olduğunu öğrendiğim bu kişiler, etraflarında insanlar olmasına rağmen, Vefa Bey ve size o kadar  beddualar ettiler, hatta argoya kaçabileceği için burada yazamayacağım öyle sözler ettiler ki, kızımı alıp olay yerinden uzaklaşmak zorunda kaldım. Bayanlı-erkekli bu grubun içindekilerin en az yarısını tanıyordum ve yakası açılmamış onca lafın içinden tek bir cümleyi çok iyi hatırlıyorum: KILAVUZU KARGA OLANIN BURNU BOKTAN KURTULMAZ!

                Akabinde seçim oldu ve sizin ilçe başkanlığınız, Vefa Bey'in de başkan adaylığıyla girilen yerel seçimlerde CHP kaybetti ve bugün yerden yere vurduğunuz Ak Parti tarihi bir başarı kazandı. Ben, seçim kaybeden bir siyasi parti lideri ve onun adayı hakkında asla kötü konuşmam. Hatta, bir hukukçuya hitaben yazıyorsam, lafımı iki kere tartarım ama hukuk diliyle söylemek gerekirse, vuzuha muhtaç bir istifham var sizin açınızdan: Selçuk gibi CHP'nin kalesi olduğunu iddia eden bir yerde, demografik yapı hemen hemen değişmezken, can düşmanınıza elinizle bir belediyeyi teslim ettiğiniz ve siyasi karizmanızı boydan boya çizdirdiğiniz gerçeği gün gibi aşikarken;  bu başarısızlıktaki rolünüz 'kılavuz' olmaksa, nasıl bir hata yaptınız ki karganın burnu olmayacak bir yere girdi? Yok, bu başarısızlıktaki rolünüz 'karga' olmaksa şayet, sizin kılavuzunuz o gün kimdi gerçekten?

                Neyse, muhtemelen bu öz eleştiriler geçen bunca zamanın ardından yapılmıştır. Hayvanlar dünyası benim de ilgimi çeken bir dünya. Şu anda bile iki tane kör kediyi besliyoruz ki, ne mutlu bize. Bir tüyo vereyim besleyenler ve besleyecekler için: Asla ve kat'a erişemediği ciğere pis falan demiyorlar. Bu açıdan bakınca insanlardan çok daha mantıklı bir performansları var. Ama kargayı hafife almayın yine de; ben çok izledim kendilerini ekip olarak iyi olsalar da, bireysel olarak da meraklarıyla değişik hayvanlar. En iyi tarafları da vefaları ve sadakatlarıdır. Yuvadan düşen bir yavruyu korumak için cansiperane bir direniş gösterirler ki bu vefa dahi insan olan bizlerin gözlerini yaşartır.

                Kimimizi keyiften, kimimizi de kahırdan...



Bu yazı 2212 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



9 + 6 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
EFESDOSTTV ARŞİVİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI