Bugun...
Bu aralar sanırım popüler konumuz Selçuk


İbrahim BECER EFESSELÇUKtan YAZIYOR
i.becer@hotmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 01-06-2017 11:42

Bu aralar sanırım popüler konumuz Selçuk’ta tavan yapan otopark çilesi. Bu konu hakkında kalem oynatmadan önce ‘popüler’ kelimesinin anlamına bakalım isterseniz. Kısaca, herkesin ilgisini çeken, herkesi ilgilendiren konuya ‘popüler’ denir.
Barış Manço’ya bir gün sormuşlardı da cevap vermişti rahmetli: ‘Bu kadar popüler olmak nasıl bir şey demişlerdi’. Gülerek cevap vermişti kendisi: Onu bana değil Küçük Emrah’a sorun. Onun hakkında daha fazla konuşuluyorsa, asıl popüler olan odur’.
Bu ilçenin popüler konusu olarak ‘otopark çilesi’ üzerinde duruluyorsa demek ki çok fazla derdimiz yok demektir. Büyüklerimizin elbette daha parlak fikirleri vardır da, naçizane önerimi söyleyeyim: Pazar yeri de dahil olmak üzere, tüm caddeleri ücretli otopark haline getirebiliriz. Hem öyle yasak savma kabilinden falan değil; saati iki TL’den ücretlendirebiliriz. Hatta bu da yetmez, bunu da ihale yoluyla özel sektöre devrederiz para da kazanabiliriz. Hatalı park yapanları, kaldırımlara, engelli geçişlerini tıkayanlara da zinhar göz açtırmaz, çekici marifetiyle araçlarını çeker götürürüz. Yetmez, bunlara bir de ceza keseriz ki, tövbe etsinler bir daha şehir merkezine rastgele araç koymaya.
Bu söylediklerim ne bir ironi ne de bir hayal arkadaşlar. Zaten işi gücü olan bir adam neden yazarak eğlensin ki? Bizim yaptığımız bir anlamda kamu hizmetiyse, üzerimize düşeni yapalım isteriz.
Peki, biz bu önerileri getirdiğimizde ipleyecek, ciddiye alacak bir irade var mı bu Selçuk’ta? Öyle bir irade olmadığı gibi, o konuda umut da yok. Körün değneğini bellediği gibi herkes aynı teraneden bahsediyor: Belediye görevini yapmıyor. Bakalım bu görev belediyenin mi, yoksa ruhsat sahiplerinin mi, ya da üzerine alınırsa İlçe Trafik ekiplerinin mi?
Defalarca yazdım, bıktım usandım ama yeri geldiği için tekrar yazıyorum. Düzeleceğine dair, birilerinin dikkatini çekeceğine yönelik zerre kadar umudum yok. Eskiden kask takmadan motor sürerdi bu şehrin yeni yetme tayfası. Baktılar ki kendilerine ses eden yok, yetmezmiş gibi onlarla şakalaşan, gülen oynayan trafikçi ağabeyleri var, artık hedef büyüttüler: Plakasız motosiklet sürmek, kendi halinde kaldırımlarda yürüyen kadınların yanında egzoz patlatmak, gecenin bir yarısı insanları uyandırmak, özellikle ışıklarını söndürdükleri motosikletleriyle ana cadde üzerinde terör estirmek, motorların önünü kaldırarak özellikle hafta sonlarında trafiği tehlikeye düşürmek, kendi halinde giden araçların önünde aniden durarak hasbelkader buradan geçen insanların yüreğini ağzına getirmek bu ilçe için artık vaka-i adiyeden oldu. Yani sıradan bir olaydır bunlar.
Abarttığımı düşünen, bu konu hakkında yetki sahibi olan biri varsa bir gece Varyemez Kahveye gitsin. Yoksam bile benden bir çay içsin ve gerçeği görsün. Bunca yazıya rağmen sonuç alındı mı? Asla. Hele bu saatten sonra öyle bir şey zinhar olmaz. Bizde bürokrasi tayfası; mürekkep yalamış, hele ki eli kalem tutan adam ne derse onun tam tersini yapar. Bu bizim geleneğimizdir ve biz halk olarak geleneklerimize sıkı sıkıya bağlı bir milletizdir.
Bu ilçede bir kolaycılık hâsıl oldu ki, öyle böyle değil. Trafik ekiplerinin çözeceği basit bir olayı bile belediyeye havale etmek neyin kafasıdır? Otopark yapmak, yapabilmek elbette mümkünse çok iyi olur. Nerede yapacaksınız, hangi parayla yapacaksınız, diyelim ki yaptınız; merkezinde balık pazarı absürtlüğünün yaşandığı bir şehirde kime, neyi, nasıl anlatacaksınız, İki köfteci ve üç pideciyi nerede olsa bulacak adamı burada yemeye nasıl ikna edeceksiniz vs vs…
İlk önce bunca tarihi dokuya rağmen kentleşmeyi içine sindirememiş insanları kontrol etme yoluna gidin. Nasıl ki, Galata Köprüsüne araç park edilip Eminönü’ne gezmeye gidilemeyeceğini on altı
milyon İstanbullu biliyorsa, bir zahmet Selçuklu hemşerim de artık bazı şeylerin farkına varsın. Kontrol mekanizmasının olmaması, hatta göz yumulması kuralların olmadığı anlamına gelmiyor.
Bu mesele her yerde var ama bir şekilde çözülüyor; Çeşme’nin ana arterlerinde ücretli otopark yoktur ve sorun da yoktur. Selçuk’a rağmen daha yoğun olması beklenen trafik yoğunluğunun olmaması, caddelerinde egzozları sonuna kadar açık manyakların cirit atmamasının elbette vardır bir sebebi. Hiç buna kafa yoran oldu mu?
Kuşadası’nda da trafik sorunu vardır ama bir o kadar da sert denetleme vardır. Belediye’nin önü, Liman Caddesi ya da başka bir yerde araç park edilip gidilemeyeceğini en iyi Adalılar bilir. Park edecekseniz de size okul bahçesinden tutun da, ücretli otoparklara kadar alternatif sunarlar. Herkes de bu parayı paşa paşa öder ve Belediye Başkanını sorumlu tutmaz.
Bu sorun her yerde bir şekilde çözülüyor ve bu şehirde çözülemiyorsa sorun başka yerdedir. Peki çözülür mü; bu kafayla sittin sene çözülmez. Sadece bu sorun değil, hiçbir sorun çözülmez ve herkes şikâyet etmeye devam eder. İsim vermeyim de, bu konuyla alakalı birisiyle bu konuyu konuşmuştum bir keresinde de…
Neyse boş verin, ciddi sıkıldım artık bu konulardan. En nihayetinde insan bülbül gibi şakıyamaz, dinlenmeyince susar…

 



Bu yazı 270 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



5 + 2 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
EFESDOSTTV ARŞİVİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI