Bugun...
Nerde O Eski...


İbrahim BECER EFESSELÇUKtan YAZIYOR
i.becer@hotmail.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 26-09-2016 09:16

Yaşın ilerlemesinden sebep olsa gerek, insan biraz daha fazla kulak kesiliyor 'nerde o eski...' diye başlayan her cümleye bizim çağlarımızda. Hele, ola ki bir akranımızı bulduğumuz zaman hiçbir şeyi beğenmiyor, ne varsa geçmişte olduğu konusunda fikir birliğine varıp bir dahaki buluşmaya kadar ayrılıyoruz biribirimizden.
Son zamanlarda 'nerde o eski festivaller...' yollu iç çekişleri görüp, duyduğum için böyle bir giriş yaptım. O çağları idrak ettiğim için iyi bilirim o günleri. Biz daha yeni yetme lise talebeleri olarak görev dahi aldık o organizasyonlarda. Kulakları çınlasın, Lise Müdürümüz Nurhan Yetiz şu anki Lisenin yeni binasını yaptırmak için bize karton da toplattı, Efes'te festivallerde meşrubat da sattırdı. Yalan yok,Nurhan hoca insan sarrafıydı; bizim bir baltaya sap olamayacağımızı o günden anlamıştı ki, belki de bir zanaat sahibi olabilmemiz için vernik işini bile helali hoş olsun bize yaptırmıştı.
Geriye dönüp baktığım zaman şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, ben tüm bunları muazzam bir zevk alarak yapıyordum. Festivaller güzeldi, hem de çok güzeldi ama o günün şartlarında güzeldi. Arif Şentürk geldiği zaman onun dilini konuşan, onun dediğini anlayan insanlar vardı. Herşeyden öteye, Türk insanı ünlü görmeye açtı aç. Şimdi öyle mi ya; cep telefonundan basit bir tıklamayla istediğin ünlünün videosunu izleyebiliyorsun. Ben sarı İbo'yla beraber, Alişan'ın bilardo salonunda Orhan Gencebay'ın 'Dil Yarası' kasetini iki saat konuştuğumu bilirim. Bir de kasetin çıkma aşaması var; üç gün önceden kasetçi Hasan'a adını yazdırıyorsun ki sana orijinal kaseti ayırsın.
Bunların hepsi çok güzel şeylerdi ama o günün şartlarında. Bugün sarı İbo'yu bulsam Alişan abi'yi bulamam, sinema önünde devriye atan Nurhan Hoca'yı bulsam, uğruna 'Mazlum ya ses ya kes' tekerlemesi icat edilmiş Mazlum amca'yı bulamam. Velhasıl kelam, mesele festival yapıp coşma meselesi değil mirim, ağzımızın tadı kaçtı tadı...

TEDES...
Elektronik denetleme sistemi kalktı diyorlar. Her ne kadar Sayın Bakan bunu bizzat açıklamış olsa da araç sürücüleri hala temkinli. Yollarda gördüğüm manzara şu: Araç tedesin önüne geldiği zaman, hangi hız limitinde olursa olsun saatte yetmiş kilometreye düşüyor ve yola böyle devam ediyor. Bu işin akibetini, son halini bir yetkili açıklasın da istifade edelim diyeceğim ama aylardır çözümlenmediği gibi, artarak devam eden bir motorsiklet terörüne sessiz kalan bir idareden bunu istemek de fazla iyimserlik olacağı için vazgeçiyorum.
Yok bişey yok, boşverin...

KÜTÜPHANE...
Melih Abi'de yazdı sağolsun da, şu kütüphane meselesi hakkında bir açıklama yapılamaz mı. Sayın yöneticilerimiz, kitap okumak bazı insanlar için gerçekten bir ihtiyaçtır. Bu kütüphane olmasa ve ben olmayan birşeyi istersem tamam, şeytanın avukatlığını yapıyorum. Gelgelelim, zaten varolan bir yapı ortadan kalktı ve yerine yenisi konmadı. 
Bazen severek ve de gönüllü olarak yaptığım şu yazarlık işi için garip hislere kapılıyorum ve kendime lanet ediyorum. Ya ben konuşulan ve bana göre saçma sapan olan gündemi takip edemiyorum, ya da daha kötüsü benim gündemim kimsenin umurunda bile değil. Daha önceki yıllarda Beşiktaş'ı çalıştıran Biliç'in sözüne geliyor dayanıyor iş. Şöyle diyor kendisi: Türkiye'deki temel problem; bilgili olanların yetkisi yok, yetkisi olanların da bilgisi yok.
Sıkı bir kitap kurdu olarak şimdi beni dinleyin de zihniniz açılsın. Bir insan roman okuyorsa ve de çok okuyorsa bunun tek bir sebebi vardır. İnsan gerçek hayattaki saçma sapan, kerameti kendinden menkul, kifayetsiz muhteris tiplerden o kadar sıkılmıştır ki romanlardaki hayali karakterlere sığınmıştır. İyi bir yazar da öyle karakterler yaratır ki sen solda sıfır kalırsın. Bu yüzden okumak isteyene sen kütüphaneyi sunmamakla, belki de onu kendine mahkum ediyorsun. Peki sen gerçekten bir Şehsuvar Sami bey, Zülfikar bey, Raskolnikov, Bazarov ayarında hissediyor musun kendini.
Bu soruya 'evet' diyen delikanlı çıkarsa ben ona biat ederim. Tabi, önce ikibin küsur kitaplık bir kütüphanesi olan beni ikna ederse...

 



Bu yazı 591 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



5 + 1 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
EFESDOSTTV ARŞİVİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI