Bugun...
Rıfat SERDAROĞLU - PARTİLERİMİZ 2018 (1)


Konuk YAZARLAR
Konuk YAZARLAR
 
 

facebook-paylas
Tarih: 01-04-2018 15:11

İnsan ne kadar usta olursa olsun, o iş için gerekli araç-gereç sağlam ve uygun değilse yaptığı işten başarı elde edemez. Kaliteli iş, ancak kaliteli ve işlevsel araç-gereçlerle yapılabilir. Bazı dangozlar araç-gereci bir kenara atar ve kendi ustalığıyla övünür!
Siyasi Partiler de ulusumuzun refahı-huzuru- güvenliği-demokrasisinin geliştirilmesi için birer araç-gereçtirler.
Fakat bir parti, FETÖ veya PKK Narko-Terör örgütü ile iş birliği yapmış ise, dürüstlüğü-namusu-ahlakı arkaya atmış, soyguna-rüşvete bulaşmışsa veya metal yorgunu olmuşsa, o partinin Genel Başkanı istediği kadar “Ben Ustayım” desin, kendisi ile övünsün, muhakkak duvara toslar.
Partiler, kurumsallaşmalı ve önce kendi içinde demokrasiyi işletmelidirler. Bir kişinin ofisi haline gelmiş, millete mal olmamış partiler, o kişi ile birlikte yok olurlar…
TBMM’de Milletvekili olan beş partimiz var!
2018 Mart ayı sonunda TBMM’deki partilerimiz ne durumdalar?
AKP;
Sadece, Erdoğan’ı ve ailesini savunmak, onların geleceğini kurtarmak için görevlendirilen bir araç haline getirildi. AKP’nin başka derdi yok!
Gören gözler, bilen kafalar, ekonomistler, devlet adamları, akademisyenler, yazarlar ve gerçek tarihçiler biliyorlar ki, AKP
16 yılda Türkiye’nin değerlerini, itibarını, ekonomik ve tarihi gücünü
devraldığından çok geriye götürdü. En kötüsü ise dünya kamuoyu önünde Türkiye’yi “Yolsuzluklarla” anılır bir duruma düşürdü!
AKP’deki herkes Erdoğan’ın ağzına bakar. AKP, Erdoğan’ı tekrar Cumhurbaşkanı seçtirmek için, ülkeyi maceraya atmaktan, iç savaş çıkarmaya kadar her türlü oyunu oynar, şeytanla bile iş birliğine gider! AKP; Erdoğan’ın siyasi geleceğini “Türkiye’nin bekası” olarak görür!
17 saate yasalaştırılan “İttifak Yasası”, MHP liderini teslim almak ve Hürriyet’e çökme operasyonları bunun kanıtıdır.
Bu ittifak da AKP’ye yetmedi, BBP adlı partiyi de listelerine aldılar.
MHP ve BBP katkısı, AKP’ye yetecek mi? Yetmez. Sırada Fatih Erbakan’ın kafeslenmesi var!
Bu iki parti ve bir oğul, Türk Milletinin güvenini kaybetmiş, çirkin pazarlıklarla ayakta kalmaya çalışan suni yapılardır. Getirdiklerinden fazlasını götüreceklerdir.
AKP, Türkiye’nin resmi-gayri resmi en büyük nakit zenginidir.
Palalı-pompalı tüfekli- Sadat’lı-Sedat’lı militanları vardır.
Seçim kazanmak için tüm devlet organlarını kullanıp suç işlemekten çekinmez.
Aklı başında, ülkesini seven ve demokrasi-özgürlük-kadın erkek eşitliği isteyen özellikle kadın seçmenler, yolsuzluk ve şaibe ile dopdolu, üstelik beceriksiz AKP’ye niçin oy versinler ki?
MHP;
Bir partinin varlığının sebebi olan “Seçim Kazanmak-İktidar olmak” amacı, MHP’de Genel Başkan tarafından bitirilmiş ve MHP götürü olarak AKP’ye satılmış, kimliğini-iddiasını yitirmiştir…
Merak ettiğim konu şudur;
Kendi Cumhurbaşkanı adayını ilk tur için bile çıkarmaktan aciz, iktidar olmak hevesini tüketmiş, ülkeye hiçbir ümit vermeyen, esir alınmış, kurumuş ağaca benzemiş, yalana, hırsızlığa destek veren bir partiye, Türk Milleti niye oy versin ki?
HDP;
PKK Narko-Terör örgütü ile ilişkisini kesememiş, milletvekillerinin bir kısmı zorla ve yasadışı olarak hapse atılmış, Türkiye’nin tümünün partisi olamamış, Kürt kökenli vatandaşlarımızı istismara alışmış bir parti! Türk Milletine vereceği bir şey şu an için maalesef yok!
Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde takınacağı tavır, HDP’nin Türk Milletinin partisi olup olamayacağını belirleyecektir.
İYİ Parti;
Meral Hanımı tanıyan ve başarılı olmasını isteyen biri olarak, İYİ Partinin toplumda belli oranda bir karşılığı olduğunu görüyorum.
Fakat parti kurulur kurulmaz Meral Hanım kendisinin Cumhurbaşkanı adayı olacağını ilan etti. Kazanamazsa, Akşener milletvekili adayı olmayacağından, partisi barajı geçse bile başında TBMM de bulunmayacak. Genel Başkanı belli olmayan yeni kurulmuş bir partiye Türk Milleti ne oranda oy verecek, göreceğiz!
Ülke meselelerine bakış açıları net olarak bilinmeyen, kadrolarının çoğunluğunu MHP’den ayrılanların oluşturduğu “MHP Küskünleri” görüntüsü vermek en büyük handikaplarıdır…
Görüldüğü gibi TBMM’de milletvekili bulunduran 4 partinin halleri böyle!
Yarın enine boyuna CHP’yi masaya yatıracağız.
Partilerimiz, 2019 yılında yapılacak seçimlerde Türk Milletinin iradesini eşit-dürüst-şeffaf ve güven içinde sandığa yansıtıp, tutanaklara geçirtebilecekler mi?
Sizce?
Sağlık ve başarı dileklerimle 
PARTİLERİMİZ 2018 (2)
CHP;
CHP Yöneticileri, şu gerçeği kabul etmek zorundadır;
Eğer başka bir amaçları yoksa veya kasten yapmıyorlarsa, muhalefet görevini gereği gibi yerine getiremiyorlar, getiremedikleri gibi sanki iktidar olmak da istemiyorlar! CHP’nin görüntüsü maalesef böyle.
Konu Türk Demokrasisini ve Lâik Cumhuriyeti korumak olunca, kimseye keyif bağışlayacak halimiz yok, elbette ki doğru bildiklerimizi yazacağız.
Ülkenin içinde bulunduğu iç-dış ve ekonomik şartların bilincinde olarak şu sorulara yanıt verecek bir CHP yetkilisi arıyorum;
Seçimlerden önce TV’lerde defalarca her sandıkta temsilci bulunduracağınızı, sandık güvenliğinin sizin teminatınızda olacağını ve merak etmememizi
Türk Milletine taahhüt ettiniz.
-Son referandumda toplam sayısı yaklaşık 175 bin olan oy sandıklarından tümünde sandık görevliniz var mıydı?
-Kaç sandıkta görevliniz yoktu ve bu sandıklarda toplam kaç seçmen vardı?
-Tüm ülkede sandık güvenliğini sağlayabildiniz mi?
Bunları yerine getirdiğinizi iddia edecekseniz, Sayın Kılıçdaroğlu geçen hafta
niçin, “Referandumda gerçekte HAYIR oylarının oranı %51,7 dir” dedi?
Cumhuriyet ve Atatürk sevdalısı M. Günal Ölçer adlı dostumun (www.polimetre.com) adresinden ulaşabileceğiniz bir çalışma grubu var. Günümüzün en önemli ve en zor mesleklerinden biri olan Veri Madenciliğidalında uzman ve başarılı kişiler.
CHP gibi köklü bir partinin bu tarz bilimsel çalışan kuruluşlarla profesyonelce ilgilenmesi ve yararlanması şarttır.
Sizlere Polimetre’nin çalışmalarından küçük bir örnek vermek isterim.
Kasım 2015 Milletvekili Seçiminde Siyasi Partilerin (0-1-2) Oy Aldıkları Sandık Sayıları ve bu sandıklardaki kayıtlı Seçmen Sayıları, adlı rapordan sadece CHP’nin aldığı oyları irdeleyelim;
CHP’nin (0-1 -2) oy aldığı sandık sayısı= 18 bin 997
Bu sandıklardaki toplam seçmen sayısı= 3 Milyon 927 bin 551 (4 Milyon kadar)
Bu sandıklarda CHP’nin aldığı oy= 14 bin 288 (on dört bin iki yüz seksen sekiz)
Bu sandıklar genelde CHP’nin sandık görevlisi ve müşahit bulunduramadığı kırsal kesimlerdeki “KONTROL EDİLEMEYEN” ve her türlü müdahaleye, hırsızlığa açık sandıklardır.
Gördüğünüz gibi yaklaşık 4 Milyon seçmenden, CHP’nin aldığı oy yaklaşık
sadece 14 bin oy! Binde yarımdan daha az. Gerçek böyle mi?
Polimer ’in başka bir ilginç tespit ise;
-16 Nisan referandumunda HDP (Hayır) oyu kullanacağını açıklamıştı!
Referandumda, hayırların HDP oylarından AZ olduğu mahalle sayısı; 6,585 adet.
Bu mahallelerde toplam (HDP-HAYIR) oy farkı= 441,156.
Sizce, HDP seçmeni hangi sebeple EVET oyu kullanır?
Devlet baskısı ile sandıklara müdahaleden başka bir yol aklınıza geliyor mu?
441,156 oyu EVET bloğundan alıp, gerçek yeri olan HAYIR bloğuna eklediğinizde
fark 882 bin 312 olur! Neredeyse referandumdaki oy farkı kadar…
Eğer bu sandıkları kontrol edip, oyları tutanaklara doğru olarak yazdıramazsanız yarışı baştan kaybedersiniz! Bunun üstüne “Mühürsüz oy-zarf” kullandıran YSK desteği, oy kaydırmaları, devlet gücü ile oyların devşirilmesi, İmam-Cemaat-Tarikat desteği eklenince yaklaşık %10 tutarında oy ’un haksız ve yasalara aykırı olarak AKP’ye kaydırıldığı sonucu ortaya çıkar.
Türkiye’yi “Tek Adam Diktasına” götürecek 16 Nisan 2017 referandumu işte böyle kaybedildi.
Polimetre’nin önerilerinden biri de şudur;
Madem ki tek başınıza, tüm Türkiye’de “Sandık Güvenliğini” sağlayamıyorsunuz, üstelik yasal olarak seçim güvenliğini sağlamakla görevli olan devlet görevlileri AKP elemanı gibi çalışıyorsa, sizde destek alın!
Başlattığınız “Sandık Güvenliği ittifakını” ciddi olarak inceleyip, karara bağlayın.
CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, HDP, DP, DYP’nin de katılımıyla oluşturulacak “Sandık Güvenliği ittifakı” büyük ölçüde hırsızlığı önleyecektir.
Saadet Partisi katılmadan önce, yapılan bu yöndeki çalışmaya göre, 3 parti sandık güvenliği için beraberce çalışırsa;
18 bin 997 “Kontrol Edilemeyen Sandık 1,879’a (bin sekiz yüz yetmiş dokuza),
3 Milyon 927 bin 551 olan “Kontrol Edilemeyen Oy” 160 bin 376’yadüşecektir.
Yani hırsızlık, oy kaydırılması büyük ölçüde ortadan kaldırılacaktır.
Saadet Partisinin ve DP-DYP’nin katılımıyla %100’e yakın sandık güvenliği sağlanacaktır.
Şimdi CHP Yönetiminden beklenen “VATAN HİZMETİ” şudur. CHP’yi Nuh’un gemisi gibi yapmak. Yani sandıkları koruyup, demokrasiyi yaşatmak için herkesi iş birliğine ve yardıma çağırmak!
Kılıçdaroğlu, diğer Genel Başkanlarını davet edip, bugünden “Sandık Güvenliği İttifakı” oluşması için çalışmalara başlamalıdır.
Hangi bölgelerde, hangi parti en ideal şekilde sandığa sahip çıkacaksa belirlenmeli ve profesyonellerce hazırlanacak programlarla sandık eğitimi başlatılmalıdır. Eğer tüm bunlara rağmen görevlisi olmayan sandık kalıyorsa, üniversite gençliğinden “masrafları karşılanmak şartıyla” görevli desteği alınmalıdır. Kontrol edilemeyen tek sandık kalmayıncaya kadar gece-gündüz bu çalışma devam etmelidir. Bu çalışmalar için; Hazine yardımı alan tek parti olan CHP, gerekli harcamayı yapmalıdır. Gerekiyorsa yardım kampanyası açılmalıdır.
Ayrıca Sayın Mehmet Ali Çelebi koordinesinde devam eden “1 Milyon Gönüllü Sandık Görevlisi” projesi sonuçlandırılmalı ve aynı konuda gayret sarf eden tüm sivil toplum kuruluşları ile müştereklik sağlanmalıdır.
Bunların yapılabilmesi için parti içi basit çekişmeler bitirilmelidir.
Türkiye’nin en son şansı olan bu organizasyona karşı olan, hırsları akıllarının üzerine çıkmış kişiler, derhal kenara yani istirahate alınmalıdır.
2019 da bizler başarısız olursak ne parti ne de koltuklar kalır.
Herkes aklını başına alsın…

 



Bu yazı 227 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



1 + 6 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
EFESDOSTTV ARŞİVİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI