Bugun...
20.07.2016 - Özdere’de Darbe Gecesi…


Mutahhar AKSARI ANKARAdan YAZIYOR
muaksari@yahoo.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 20-07-2016 17:51

Her günkü gibi bir gündü. Eşiyle yemek yemişlerdi. O sırada eşini gelini
-küçük kayınbiraderinin eşi- komşularını peşine takmış, aşağıya gelmişlerdi. Alt katı satın almak amacıyla bakacaklardı. Eşi hemen indi. Saf mı saf 84’lük teyze kiracıydı. Gerçek bir İstanbullu nezaketiyle karşıladı alıcı olanları. Yarım saate yakın sürdü ev bakma. Yok, site içinde havuzlu ev istiyorlarmış. En az 4 odası olmalıymış. Pek uygun değildi. Gittiler. Gelin ve eşi yukarıya, terasa çıktı. Gelin az atıştırmıştı. Hemen yemek kondu önüne. Ve bir yarım saat sonra evden çıkıldı. Sahile iniliyordu. 
   Tam da bankamatiklerin olduğu yere gelindiğinde bir telefon eşine geldi. Arayan İstanbul’da yaşayan tek oğullarıydı. “İstanbul’da jandarmalar köprüleri tanklarla kapatmış! Ankara’da jetler uçuyormuş! Darbe mi oluyor ne? Haberiniz yok mu?” diye heyecanla aktarıyordu. Hayatında hiç darbe görmemişti. Belki ondandır! Eşini ve gelini oracıkta bırakıp eve yollandı. Köşedeki Taksi Durağı’nın artık piyasada rastlanılmayan küçük ekranlı TV’si açılmış, on-on beş kişi heyecanla izliyordu. Genel Kurmay önündeki kavşaktan görüntüler akıyordu. Son hızla eve koştu. TV kanalları arasında dolandı. Evet, bir darbe girişimi yaşanıyordu. Geçmişe gitti. Tamı tamamına 36 yıl öncesine. 80 Eylülünün 11’i. Polatlı’da topçu asteğmeni olarak askerlik görevini yaparken 12 Eylül Darbesi’ni yaşamıştı. Bu darbe girişimi ona hiç benzemiyordu! 
     Eşinden telefon geldi:”Bir sahildeyiz. Oğlumuz aradı. Bankamatiklerin orada buluşalım. Para çekelim acil olarak!” Bir çırpıda giyindi. Hafif eğimli yolu nasıl indi farkında olmadı. Bankamatiklere geldiğinde kuyruklar oluşmuştu. Üç sıra yapılmıştı. Ortadaki devlet bankasının sırasına girdi. Ardından gelenler oldu. Eklendi ve kuyruk yola doğru uzadı. Eşi ve gelini gelmişti. Kısa sürede ne kadar çekelim tartışması yaptılar. Kuyruk yavaş ilerliyordu. 2-3 kartla nakit yada nakitten avans para çekenler vardı. En üst limit 1500 liraydı. Bu arada sohbet koyulaşıyordu. Mavi gözlü, uzun boylu aldı sözü:”Ben İngiliz şirketinde çalışıyorum. Mesaj geldi. Evinizden dışarı çıkmayın diye uyardılar.” Orta boylu biri sürdürdü:”Emekli askerim. 12 Eylül Darbesi’ne lânet okuduk. Tamam tepkimiz olabilir iktidara karşı. Ama çözüm darbe değil. Olmamalı. Seçimdir çözüm yolu!” Bunları emekli bir askerden duymak sevindirdi. Evdeyken TRT’den darbe girişimcilerinin bildirisini dinlemişti. Bilgilendirdi:”Gelmeden bildiriyi dinledim. Yolsuzluklardan, demokrasinin rayından çıkartıldığından, lâik Cumhuriyetin yıkıldığından dem vuruyordu. Spiker bildirinin tüm TV kanallarında okunmasının emredildiğini belirtiyordu. ‘Yurtta Sulh Konseyi’ olarak adlandırmış darbeciler kendilerini. Ortalama düzeydeki bir yurttaş bildiriye evet diyebilirdi. Atatürk adı kullanılmış, ‘dalâlet ve hatta hıyanet’ sözcükleri geçirilmişti.” Az bir soluk aldı. Sonra kaldığı yerden sürdürdü:”MİT tümüyle karartılmış. Üzerinde uçan helikopter ateş etmiş. Aşağıdan karşılık verilmiş. Emniyet Genel Müdürlüğü’ne giden tüm yollar trafiğe kapatılmış, izindeki personel göreve çağrılmış. Gölbaşı’ndaki Özel Harekât Merkezi’nde patlama olmuş. Şehitler varmış.” Hemen arkasındaki sarışın hafif toplu bayan “Olan ticari hayat olacak! Kriz yaşanacak” deyince konu farklılaşıverdi. Sakin sakin devam etti konuşmasına:”Ekonomi zaten krizde. Yaprak kımıldamıyor bu Yaz günlerinde bile. Esnaf zaten  son 2 aydır bankalardan kredi kullanmıyor.” Sıra çok yavaş ilerliyordu. 2-3 tane kartla gelenler vardı. Sıranın arkasındakiler söyleniyordu:“Bizi de düşünün! Bankamatikte para kalsın. Hepsini çekmek zorunda değilsiniz.” Sırası geldi. Hesabından 1500 lira çekti. Bir kişi sonra gelin parasını aldı. 
    Paralarını en güvenilir yere koyup, evlerinin yolunu tutmuşlardı ki, sokakta bir hareketlenme oldu. Elindeki A4 kâğıdına yazdığı sloganı bağıran bir adam çıktı. Yolun ortasında durmuş, “Yaşasın Demokrasi, Kahrolsun Darbe!” diyerek ortalığı çınlatıyordu. Hemen yan sıradan uzun boylu bir erkek sinirle yerinden fırladı. Üç-beş adımda yanına vardı. Yumruklamaya başladı. Yandaki kahveden koşanlar kavgayı ayırdı. Kimse kaba güce inanmıyordu. Sevindirici bir tutumdu. Halk, birbirine düşmeyecekti!
    Gelini evine kadar uğurladılar. Gece yarısını çoktan geçmişti saatler. Uyumamıştı halk, televizyon başındaydı. Dikkatle izliyordu. Eve geldiklerinde hemen TV açıldı. Başbakan, Cumhurbaşkanı, bakanların demeçleri veriliyordu. TRT karartılmıştı! “Sinyal yok!” yazısı konmuştu. Yoksa, darbecilerin elinden geri mi alınmıştı? Daha pek çok soru oluştu kafasında.
    Memleketinin AKP’li Belediye Başkanı, cep telefonuna 01:47 ile 01:49’da iki kez “Demokrasimize sahip çıkmak için bayraklarımızı alarak meydanlarda toplanıyoruz. Tüm halkımızı egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğunu haykırmaya davet ediyorum” mesajını gönderiyordu. Uzaktaydı, katılamazdı. Yüreği onlarlaydı. Saat 02:00’yi bulmuştu. İstemeye istemeye yatağa gittiler. Darbenin Cemaatçi kadrolarca yapılmak istendiği, Genelkurmay Başkanı’nın rehin alındığı, TBMM’nin bombalandığı, Cumhurbaşkanının halkı sokağa çağırdığı… öğrenilen son noktalardı. 
    Uykuya dalmak üzereyken, camiden salâ okunmaya başlamıştı. Şaşırdılar. Uyandılar zorunlu olarak. Başka yerlerde de salâlar okunduğunu sosyal medyadan öğrenmişlerdi. Bizim müezzin niye gecikti diye düşünmüşlerdi bir ara. 12 Eylül Darbesi’nde Hasan Mutlucan’ın davudî sesiyle uyandırılmıştı halk. Hayâl-meyâl dalar gibi oldular. Az bir süre geçmişti. Tavşan uykusundaydılar. Cep telefonunun sesiyle uyandı. Oğlu yine arıyor:”Baboy uyumadınız değil mi? Ben bu darbeyi çözemedim.” Telefonun sesini dışarıya verdi. Eşi de uyanmış, kulak kabartıyordu. Oğulları ilk kez –son kez olması en büyük dileğiydi- bir darbeye tanık oluyordu. Yine çok heyecanlıydı. Sosyal medyadan akan haberlerle erkenden bilgileniyordu. Uyuduklarını oğluna hissettirmeden yarım saat kadar sohbeti sürdürdüler. Şimdilik yanıtlamayan pek çok soru kaldı…
    Neredeyse dışarısı aydınlanmak üzereydi …

 



Bu yazı 1431 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



9 + 3 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
EFESDOSTTV ARŞİVİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI