Bugun...
21.08.2016 - Özdere Günlüğü


Mutahhar AKSARI ANKARAdan YAZIYOR
muaksari@yahoo.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 21-08-2016 18:43

12 EYLÜL’DE ASTEĞMENDİM!
Geçmişe döndüm yaşadıklarımızı gördükçe. 12 Eylül’de Asteğmendim. Görev yerim Polatlı’ydı. 11 Eylül’de tam teçhizatlı olarak Mamak’a gittik. Hemen araçların depoları dolduruldu. Askerler koğuşlara yerleştirildi. Başımızda komutanlar. Asteğmen arkadaşlar merak içindeyiz. N’oluyor diye. Sorularımızı yanıtsız kalıyordu. Asker yatırılmadı. Gecenin 02’30’unda hareket ettik. Komutanın cipindeydik. Yolda sarı bir zarfı açıldı. Görev yerimiz belirtiliyordu. Saimekadın’daki bir ilkokula konuşlandık. Çevre güvenliğini sağladık. Hademeyi salıvermedik. Televizyonu öğretmenler odasından sınıfa getirdik. Açtık, bekliyoruz. 03:00’te Parola (Arslan) / İşaret (Kapı) olarak değiştirildi. Bunu bilmeyen gözaltına alınacak, merkeze haber verilecekti. Artık gerçek ortaya çıkmaya başlıyordu. Tüm ülkede sokağa çıkma yasağı ilân edileceğini söyledi komutanlarımız. 04:00’te de bilinen MGK Bildirisi Mesut Mertcan tarafından okundu. Daha dikkatli duruyorduk. Nöbetçilerimizi denetliyorduk. Sabahın ilk ışıklarıyla halk uyandı ama biz uyanıktık(!) Gazetelerin dağıtımına izin verilmişti. 12 Eylül Darbesi çarşaf çarşaf yer bulmuştu manşetlerde. O arada bir üsteğmen ziyaret etti. Genelkurmay’a bağlı özel görevli olduğunu, tutuklamalar yapıldığını öğrendik. Kumanyalarımızı 2-3 gün yetecek kadardı. Postallarımız ayaklarımızdan çıkmayacaktı. Topçu birliği olarak bize çevre güvenliği verilmişti. Hiçbir karşı çıkma yoktu! Kenan Evren’in daha sonra anılarında belirttiği gibi darbe koşullarının iyice olgunlaşması beklenmişti. 
Şimdi şu FETÖ’nün darbe girişimine bakıyorum. Bu plânsızlık neyin işaretidir? Yoksa başka şeyler mi düşünüldü? Kafamda onlarca soru kol geziyor...        
18 Temmuz / Pazartesi
“SON DAKİKA” MANYAĞI OLDUK!
“Son Dakika” uyarılarıyla haberleri izliyoruz. Bütün TV kanalları anında gelişmeleri veriyor. Ekranların altından kırmızı uyarı bandı akıyor. Darbeciler önce TRT’yi kısa süreliğine ele geçirdi. Ardından CNNTÜRK’ü bastılar. Sosyal medyada hükümet, devlet, halk haberleşti ve onları yendi. Basının ne denli önemli ve vazgeçilemez olduğu bir kez daha kanıtlandı. Demokrasiyi savunanlar için söylüyorum bunu! “Son Dakika”lara kilitlendik, neredeyse manyağı olduk! 
19 Temmuz / Salı
YARGILAMALAR TV VE RADYOLARDAN CANLI YAYINLANMALI
Her gün akan haberlerden kafa karışıklığı yaşıyorum yer yer. Şaşırıyorum, afallıyorum… FETÖ’yü öncesinden beri bildiğim halde… 15 Temmuz’u plânlayanlar günü geldiğinde yargılanacak. 27 Mayıs yargılamaları radyolardan yayınlanmış. O zamanlar TV yayını yokmuş. Okuduk, öğrendik. Diliyor ve istiyorum: Yargılamalar TV ve radyolardan anında canlı olarak yayınlanmalı. Gerçeği kendi ağızlarından öğrenmeliyiz. Davranışları gözlerimizle görmeliyiz. Dünya da öğrenmeli… 
20 Temmuz / Çarşamba
ZEYTİN AĞACI DİKTİK
Kaç gündür boş duruyordu narın yeri. Bugün zeytin fidanı aldık. Tüplü cinsinden. Zeytinyağı değerli oldu ya, fidanı da değerlenmiş! Ufacık olanı 10 TL, az büyüğü 50 TL. Ankara’dan İzmir’e gelirken yeni bir dağın-tepenin her seferinde  zeytinlik haline getirildiğini görüyoruz. Mutlu oluyoruz. Dağlarından yağ, ovalarından bal akan bir coğrafya yaratma çabalarını alkışlıyoruz. İki ay kadar buradayız. Düzenli olarak suyunu veririz. Zeytinin tutmasını sağlarız…
İLGİNÇ BİR ANI
BirGün gazetesi yazarı Enver Aysever’den ilginç bir anıyı paylaşacağım:Bir gün bir Zaman yazarına sormuştum:”Gülen neden dönmüyor?” diye. “Ülke henüz Hoca Efendi için güvenli değil” demişti. Ben Kemalist ordudan korkuyor sandıydım. Meğer kardeşler birbirine güvenmezmiş.” Bugünlere ışık tutar gibi! 
21 Temmuz / Perşembe
OHAL GEZİYİ DE VURDU!
Özdere Çevre Derneği’nin Balkan Turu 14 yıl sonra yeniden ilân edilen 3 ay süreli OHAL’den nasibini aldı. Toplam 8 kişi gelemiyormuş. Hepsi memurmuş. Yurtdışı çıkışlarına kısıtlama getirildi. Arabayı küçülecek. Emekliler için sorun yok! Olağanüstü dönemden geçiyoruz…
DARBE GÖZALTILARI ‘ORDUSU’
Başlık BirGün gazetesine ait. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından Cemaat’e karşı yürütülen ‘FETÖ/PDY’ (Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması) operasyonlarında gözaltına alınan asker sayısı NATO üyesi bazı ülkelerin etkin ordu kapasitelerini geçmiş. Şu ana dek 6.746 asker gözaltındaymış. Moldova’nın 5.998, Letonya’nın 5.745, Estonya’nın ise 4.750 etkin askeri varmış. Durum o kadar berbat anlayacağınız…
22 Temmuz / Cuma
İNTERNETİMİZ BAĞLANDI
Hafta başında haber vermişlerdi. 2 aylık bir abone ayrılmış. Hemen bizi sisteme almışlar. Bugün geldiler. İnterneti bağladılar. Artık Dünyalıyız. Daha geniş kanaldan haber alıyoruz. Öyle oyun filan oynadığımız yok!
ÖZDERE TERAS CAFE ATIL HALDE
Geçen yıl hizmete girmişti. ÖZKENT’in hemen yakınında. Özdere’ye kuşbakışı seyretmiştik. Kibar ve Beyefendi biri olan Bülent Bey sayesinde bir çekim merkezi olmuştu. Bugün şöyle bir bakalım dedik. Terk edilmiş hâli bizi üzdü. Menderes Belediyesi’nin gözden çıkardığını düşündük. Aslında sosyal etkinlikler için değerlendirilebilir. Örneğin; film gösterileri yapılabilir, küçük konserler verilebilir… Boş boş durmamalı!   
23 Temmuz / Cumartesi
HOROZ VE TİLKİ
Okulun birinde öğretmen önemli bir konuyu işlemek için öğrencilerine önce film izlettirmeye karar verir.
Filmin adı Küçük Tavuk.
Bir kümes var.
Kümeste birçok tavuk ile genç ve küçük horozlar, bir de kümesin yaşlı ve büyük horozu bulunuyor.
Kümesin etrafında da bir tilki dolaşıyor.
Yaşlı ve büyük horoz, tilki içeri girmesin diye kümesin kapısını sıkı sıkıya kapatmış, tavukları dışarıya bırakmıyor.
Tabii dışarı çıkamadıkları için doğru dürüst yemlenemeyen tavuklar da zayıf ve küçük tavuklar.
Yaşlı ve büyük horoz ise dışarı bırakmadığı tavuklara ölmeyecek kadar mısır tanesi dağıtarak yaşamalarını sağlıyor.
*** 
Kümese giremeyen tilki bunun üzerine kümesin tellerinde küçük bir delik açarak küçük ve genç bir horoza sesleniyor ve ona biraz mısır veriyor. Mısırı yiyen küçük ve genç horoz her gün gelip tilkiden mısır alıyor. Bir süre sonra tilki küçük ve genç horoza tek başına yiyebileceğinden fazla mısır verince genç horoz hem kendi yiyor hem de diğer tavuklara mısır dağıtıyor.
Böylece yavaş yavaş yaşlı ve büyük horozun kümesteki gücü kırılıyor.
Horozun etrafındaki tavuklar azalmaya başlıyorlar. Artık popüler olan genç ve artık irileşen horozun etrafında ise tavuklar toplanıyor. Bu aşamada tilki kümesin kapısının önüne mısır bırakıyor. Kümeste bir tartışma çıkıyor.
Kapıyı açalım mı açmayalım mı diye. Sonunda korkarak kapıyı açıyorlar ve kafalarını dışarıya uzatıp hemen geri çekiyorlar. Bir süre böyle devam ediyor. Hiçbir şey olmuyor. Kümesteki tavuklar dağılıyor. Korkuları azalıyor.
*** 
Nihayet bir gece tilki kümesin önündeki avluya mısır döküyor. Artık korkusuz olan tavuklar genç ve artık güçlü horozun öncülüğünde dışarı çıkıyor ve rahat rahat yemleniyorlar. Kümesteki her tavuk semiriyor. Tilki bir süre sonra gece kümesin kapısından kendi mağarasına kadar mısır tanelerini döküyor.
Sabah kümesten çıkan ve korkusuzca yemlenen tavuklar yemlene yemlene mağaraya kadar gidiyorlar. Sonra mağaraya giriyorlar. Onları içeride bekleyen tilki bütün kümes mağaraya girince mağaranın kapısını kapatıyor.
***
Film burada bitmiş. Işıklar yanmış.
Dersin öğretmeni kürsüye çıkarak, “İşte üçüncü dünya ülkeleri böyle yönetilir” diyerek derse başlamış.
***
Kıssadan hisse;
Kümes neresi?
Yaşlı horoz kim?
Genç horoz kim, şu anda neler yapıyor?
En önemlisi tilki kim?
İçinde bulunduğumuz durumu sorgular isek binlerce yorum ortaya çıkar.
Unutmayalım ulusların dostları yok sadece çıkarları vardır…”
(Serdar Öztürk, “Horoz ve Tilki”, İzmir 9 Eylül Gazetesi, 23 Temmuz 2016, s.3)
24 Temmuz / Pazar
CHP’NİN TAKSİM BİLDİRGESİ
Taksim’de CHP’nin düzenlediği “Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi” vardı bugün. AKP’nin de destek verdiği mitinge katılım 1 milyonu buldu. TV’lerden izledim gün boyunca. DİSK, TMMOB, TTB, EMEP, EHP, TÖPG, KOS, İKS, Birleşik Haziran Hareketi, Halkevleri, İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu mitingi destekledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 10 maddelik Taksim Bildirgesi yol açıcı ve yön göstericiydi. Dilerim yararlanılır… Tümüne katıldığım Bildirge şöyleydi:
“1- 15 temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış ama bombalar altında parlamento darbeyi püskürtmüştür. Bu girişimin sorumlularını kınıyor ve lanetliyoruz. 2- Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye’de tartışmasız bir ortak payda oluşmuştur. 3- Her türlü darbeye karşı çıkmak tüm demokratların demokrasiden yana olanların bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe, ne dikta, yaşasın tam demokrasi demeliyiz. 4- Darbe girişimi, halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam kazanmıştır. 5- Demokrasimizin teminatı olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. 6- Bu darbe girişimi anayasada, yasama, yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin, demokrasideki denetleme işlevinin güvencesi olduğunu ortaya koymuştur. 7- Balyoz, Ergenekon gibi davalarda mağdur edilen insanların itibarlarının iadesi bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır. 8- Girişim, devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında, bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. 9- İnancı, kimliği, yaşam tazı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları, bu ülkenin meydanlarında özgürce gezebilmelidir. 15 Temmuz darbe girişimi, 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları özgürlükçü demokrasiye layıktır. Türkiye darbe hukukundan arınmalıdır. 10- Devlet kinle, öfkeyle, önyargıyla yönetilemez. Girişimde bulunanlar, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. İşkence, kötü muamele, tehdit, devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.”
25 Temmuz / Pazartesi
TV KANALLARI CEMAAT’İ FARK ETTİ 
Yaz aylarında televizyonlar pek izlenmez. Darbe girişiminin sonra bu tabu yıkıldı. Yurttaşlar resmen kanallara kilitlendi. Hemen hemen her TV’de haber programları düzenleniyor. TV kanalları yıllardır var olan Cemaat’i yeni fark etti(!) Haber programları 21:00’da başlayıp, gece yarılarını geçiyor. Olan-biteni daha iyi anlamaya çalışıyoruz. Başlıcaları; CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın “Tarafsız Bölge”, Didem Arslan Yılmaz’ın “Türkiye Gündemi”, Halk TV’de Ayşenur Arslan’ın “Medya Mahallesi”, Şaban Sevinç’in “Basın Koridoru”, Habertürk’te Balçiçek İlter’in “Karşıt Görüş”, Veyis Ateş’in “Akılda Kalan”, Ece Üner’in “Enine Boyuna” adlı tartışma programları ile FOX Ana Haber … 
26 Temmuz / Salı
LİDERLERDEN EKSİKLİ ZİRVE
HDP dışındaki siyasi parti genel başkanları Cumhurbaşkanı’nın daveti üzerine bir araya geldi. Bu haliyle eksik ve hatalı. Darbeye karşı çıkan 4 partinin de orada olması gerekirdi. Kürtlerin büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını hissediyorum. Bunu HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın “HDP’nin Türkiye’de siyasetten halen dışlanma girişiminin darbe harekâtı sonrası bile devam ediyor olması çiğliktir, akılsızlıktır. / Darbe akşamı, darbeye net bir karşı duruş sergilemiş bir partiyiz. / Darbeciler; zaten bir ayrımcılık, bir etnik iç çatışma yaratmak istiyor. Bunlar da bunun ekmeğine yağ sürüyorlar” sözlerinde görmek mümkün... 
27 Temmuz / Çarşamba
ACI BİR ANI
Kendisi Atatürkçü, Kemalist emekli bir albay. Yaklaşık 9 yıldır tanıyorum/z. Çevre Derneği’ne uğruyor, etkinliklere kız torununu taşıyordu. Şimdilerde resme başladı. Her sabah sahilde karşılaşıyorum. Dün de ayaküstü sohbet ettik. Terim üzerimde kuruyup hasta olmayayım diye kısa tuttuk. Balyoz, Ergenekon davalarından aklanan komutanların göreve çağrılışlarını nasıl karşıladığını sordum. Olumlu olduğunu ve iade-i itibar anlamı taşıdığını söyledi. Bir de ekledi:”Balyoz, Ergenekon davaları sürerken, Orduevi’nde ayrı masalarda otururmuş komutanlar. Bu davalardan haksız yere içeri alınanlar oldukça masada birer-ikişer eksilmeler oluyormuş. Kendi aralarında buna sevinirlermiş! Bunu yaşayanlardan dinledim Hocam… Ne acı değil mi?” Yanından ayrılırken beynimde yankılanıp duruyordu anlattıkları…    
28 Temmuz / Perşembe
EĞİTİM SEN ÜYELERİ DARBEYE KARŞIDIR
Kurulduğundan bu yana Eğitim Sen üyesiydim. Laik, Demokratik, Bilimsel ve Parasız Eğitim için mücadele verdik. Her türlü darbelere karşı durduk. Şimdi üye arkadaşların görevden alındıklarını okuyorum. Yaşın yanında kurunun da yandığını gözlemliyorum. Üzülüyorum. Haksızlığın er-geç ortaya çıkacağını umuyorum… 12 Eylül’de asteğmenken yaşadığım olayı anımsadım. Çevre güvenliğini sağlıyorduk. Mamak’tan gelen askerler polisler eşliğinde ev aramaları yapıyordu. Evinde Hasan İzzettin Dinamo’nun “Kutsal İsyan, Kutsal Barış” adlı kitapları bulundu diye Mamak’ta gözaltına alınan öğretmenler olmuştu. Aynı kitaplar Polatlı’daki Topçu ve Füze Okulu’nun koridorundaki kitap raflarında vardı!   
29 Temmuz / Cuma
ORTA MAHALLEDE GÜN BATIMI
Özdere’nin Gümüldür’e giderken Orta Mahallesi vardır. Çarşambaları pazar kurulur. Sahiline gittik. Birden derinleşir. Çok iyi yüzme bilenlerin uğrak yeridir. Bir de okaliptüs ağaçlarının altındaki kampçıların. Her zaman serindir. Bunca yoğun gündemle alabora olan aklımızı sakinleştirmek, dinlendirmek istedik. Eşimle çakılların üstüne oturduk. Nerdeyse bir insan boyundaki beyaz beyaz köpüren dalgalarda dinlendik. Güneşi batırdık. Dağın ardına yavaş yavaş saklanıyordu. Bize yeni sabahlarda buluşmak üzere diyordu sanki!  
30 Temmuz / Cumartesi
“YİİİN GÂRİ” PAZARI
“Yiiin Gâri” Pazarı, aynen devam ediyor. Sabahtan yabancı turistler alış-veriş yapıyor. Öğlenden ikindiye doğru yerli turistlerin-yazlıkçıların varsıl olanlarına sıra geliyor. Sonra emekliler ve Özdere halkı çıkıyor pazara. Pazarcılarla neredeyse tanış olacağız. Biri büyük kızını evermiş! Diğeri arabayı yenilemiş. Balık Pazarı’nda tahtadan etiket konmaya başlanmış! Sultan Ekmek; bazlama, kol pidesi, ot pidesi… yaparak çeşidi arttırmış. Meşhur Kokoreççi Turgay Usta, her zamanki yerinde. Hastalanıp gelemeyen Yağcı Amca gelmeye başladı, iyileşmiş. Orta Mahalleden gelen sertifikalı Balcı tezgahı büyütmüş. Ama bu sokakta oturanlar pazardan yana çok dertli! Buradan taşınması için geçen yıl imza toplamışlardı. Ama nedense istekleri karşılanmadı!   
31 Temmuz / Pazar
DARBE KARŞITI İLÂNLAR
Her olağanüstü durum sonrası gazetelerde boy boy ve çoğunlukla tam sayfa ilânlar yer alırdı. Bu sefer de gelenek bozulmadı. Darbe karşıtı ne kadar belediye, holding, kuruluş varsa, gazetelere ilân veriyorlar. Alıştık artık! Bir an geçmişe gittim. 80 öncesinde ilk TÜSİAD başlatmıştı. CHP Hükümetinin uygulamalarını eleştiren ilân vermişti. Ardından Hükümet düşmüştü. 

 



Bu yazı 1238 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



5 + 5 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
EFESDOSTTV ARŞİVİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI