Bugun...
28.02.2016 - Deve Güreşleri


Mutahhar AKSARI ANKARAdan YAZIYOR
muaksari@yahoo.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 28-02-2016 14:05

Şubat ayının ilk haftasında, Selçuk-Efes Kent Belleği Yayınları’ndan yine çok anlamlı ve değerli bir yapıtı okudum. Vedat Çalışkan, bir akademisyen. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde görevli.  “Kültürel Bir Mirasın Coğrafyası: Türkiye’de Deve Güreşleri”(*) adlı yapıtı, Sayın Belediye Başkanı Hüseyin Vefa Ülgür’ün deyişiyle “Deve güreşlerinin sağladığı kültürel ve ekonomik yararlara karşın, bu konuyu ülke gerçeğinde değerlendiren bugüne değin yapılmamış bir akademik çalışma.” Çalışkan, araştırmasının temelini “2007 yılında Selçuk deve Güreşleri Festivali’ne katıldığı esnada” atmış. 3 yıllık yoğun ve yorucu bir çalışma, araştırma ve yazım süreci sonunda bize bu değerli yapıtı armağan etmiş. Selçuk Belediyesi de “Deve güreşlerinin profilini ayrıntılı olarak ortaya çıkaran bu araştırmanın, aynı zamanda konunun ülke ölçeğinde tartışılmasına ve geliştirilmesine de katkı sağlayacağına” inanarak hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak yayımlamış. Hem Çalışkan’ı, hem Çalışkan’ı destekleyen, yardımcı olanları, hem de Selçuk Belediyesi’nin o dönemki Başkanı H. Vefa Ülgür’ü kutlarım…
    Vedat Çalışkan, kitabına “Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinin belirli bölümlerinde geleneksel bir  kış şenliği durumundaki “Deve güreşleri” geçmişin renklerini günümüze taşıyan önemli bir kültürel mirastır” saptamasıyla başlıyor. 
    Yapıt, toplam 4 bölümden oluşuyor: “Kültürel Bir Mirasın Kökenleri” adlı ilk bölümde; kültürümüzde devenin yeri ve önemi, deve güreşlerinin kökeni,  geçmişten günümüze Türkiye’nin deve varlığı ve deve yetiştiriciliği incelenmiş. 
    İkinci bölüm; “Batı Anadolu’da Deve Güreşlerinin Tarihsel ve Mekânsal Gelişimi”ne ayrılmış. “Deve güreşleri Türk kültürünün Orta Asya çevresinde şekillenen tarihsel geçmişinden günümüze kadar ulaşmış bir gelenek” olduğu, “…neden batı Anadolu’da daha çok benimsen”diği, “Batı Anadolu’da yaygınlaşmasını hazırlayan etmenleri” ortaya konulmuş. Kervan taşımacılığı incelenmiş. “19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun kapitalist dünya düzeniyle hızlı bir bütünleşme sürecine girmesi”nin yarattığı sorunlar irdelenmiş. Demiryollarının kuruluşu ve yayılışının yarattığı yoksullaşma tehlikesine karşı deve kervancılarının gerçekleştirdikleri ve başarılı oldukları  “İzmir-Kozpınar-Aydın arasına develerini tek sıra halinde dizerek bir protesto eylemi”ne değinmiş. “Demiryollarının geçtiği çevrelerde yabancılar tarafından kurulan büyük tarımsal işletmelerin işgücü talepleri”nin “Yörüklerin yerleşik hayata geçişini hızlandırdığı”nı ve dolayısıyla “…bölgedeki yerleşmeler çevresinde Yörük kültürünün etkisinin arttığı”nı ortaya koymuş. “Deve Güreşi Organizasyonları”nın ıcığı-cıcığı en ince ayrıntısına kadar ele alınmış. Haritalarla, fotoğraflarlar, tablolarla, dönemin ruhunu veren afişlerle… Selçuk organizasyonunun alandan derlenmiş bilgiler ışığında “tüm organizasyonlar içinde prestiji yüksek, dünya çapında izleyici ilgisi gören bir organizasyon” olduğu ortaya serilmiş. İspanya ile Japonya’daki boğa güreşlerinin gelişimi incelenmiş ve “Türkiye’de deve güreşi arenalarının gelişim sürecinin oldukça yavaş ilerlediği” sonucuna varılmış. Deve güreşleri; köy köy, belde belde, il il ele alınmış. İklimin ve küreselleşmenin güreşlere etkileri, olumlu-olumsuz yanlarıyla sunulmuş.
     “Batı Anadolu’da Kültürel Bir Mirasın Çevresi ve Fonksiyonları” adlı üçüncü bölümde; “…develerin adeta doğu ile batı kültürünü birbirinden ayıran güçlü bir kültürel unsur olarak görüldüğü”, “Du Camp’a göre de devenin doğunun simgesi olduğu” öncelikle belirtilmiş. “Deveciliğin ve deve kervanlarının kültürel görünümleri” ile yarattıkları “özel bir kültürel çevre –deveci kahvehaneleri, deve sucuğu, deveci restorantları-” araştırma sonuçlarının ışığında ve fotoğraflar eşliğinde işlenmiş. Bu kültürün ürünlerinin –havut, poşu, peş, zil, çan, boyun boncuğu, çul, karın altı keçeleri…v.b- yapımı, yapanları, yapıldığı yerler tek tek ele alınmış. İzleyiciler; cinsiyet, meslek, öğrenim durumu…v.b başlıklar altında incelenmiş. Örneğin, “izleyicilerin önemli bir bölümü deve güreşlerinin dünya çapında bir değer taşıdığını” düşünüyorlarmış. Uluslararası katılım ve yabancı ziyaretçilerin yapıları, özellikleri ve görüşleri İngilizce ve Almanca anketler ışığında ortaya konmuş. “Etkinliğin tanıtım eksikliği”, “festivalin kültürel zenginliği ve sıra dışı özelliği” buradan çıkan en önemli bulgular olmuş.
     Dördüncü bölüm; “Deve Güreşlerinin Geleceği ve Turizm” konusuna ayrılmış. “Deve Güreşlerinin Kültürel Miras Turizmi İçindeki Yeri ve Potansiyeli”; İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Manisa, Balıkesir ve Çanakkale illeri açısından ele alınmış ve çok somut önerilerle oluşturulmuş.      
     Toplam 5 sayfa tutan “Sonsöz ve Öneriler”, Vedat Çalışkan’ın araştırma süresince elde ettiği, damıttığı son cümlelerinden oluşuyor. Bence; satır satır üzerinde düşünülmesi, uygulamacı yöneticilerin ellerinden düşürmemesi gereken bölüm…
     Vedat Çalışkan; bu araştırmasıyla ışık tutuyor, yol gösteriyor, yöntem öneriyor. Işığının ardından gidebilene, yolunu izleyebilene, yöntemlerini uygulayabilene başarı hazır bekliyor…  
________ 
* Kültürel Bir Mirasın Coğrafyası: Türkiye’de Deve Güreşleri, Vedat Çalışkan, Selçuk Belediyesi Selçuk-Efes Kent Belleği Yayınları:3, 1. Baskı- Temmuz 2010, Baskı Adedi: 2000, İstanbul, 218 sayfa.
  

 



Bu yazı 1984 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



5 + 5 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
EFESDOSTTV ARŞİVİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI